Yener Çevik… Bu ismi duyduğunuzda aklınıza hemen iki şey gelir: Birincisi, İzmir’in kenar mahallelerinden yükselen, sokakların tozunu yutmuş, samimi ve dürüst bir ses. İkincisi ise, rap müziğin o sert, isyankar duruşunu alıp, üzerine bir tutam Orhan Gencebay hüznü, bir tutam da Müslüm Gürses efkarı ekleyerek ortaya çıkardığı o melez tür: Arabesk Rap
Kendisi, 20 Eylül 1979’da İzmir’de dünyaya gelmiş, aslen Erzurum’un Oltu ilçesinden. Yani hem Ege’nin rahatlığını hem de Doğu’nun o derin, içli ruhunu aynı potada eritmiş bir sanatçı. Kariyerine 90’ların sonunda başlamış, yani bu topraklarda “rap” kelimesi daha yeni yeni fısıldanırken o, mikrofonu kapıp “Sokak Dili ve Edebiyatı” dersleri vermeye başlamış
Kimdir Bu Yener Çevik, Nedir Bu Arabesk Rap?
Yener Çevik, sadece bir rapçi değil, aynı zamanda bir “Sokak Dili ve Edebiyatı Ozanı” olarak anılıyor. Hani o mahallede gördüğünüz, her derdinize ortak olan, ama lafı da gediğine koymaktan çekinmeyen, sigarasını yakıp hayat dersi veren abi figürü var ya, işte Yener Çevik’in müziği tam olarak o.
Arabesk Rap mevzusu ise başlı başına bir olay. Düşünün ki, elinizde bir bağlama var ve “hayat çok zor” diye feryat ediyor. Yener Çevik ve eşi Safir Çevik, bu türün Türkiye’deki en iddialı temsilcileri. Hatta bir röportajında, “Türkiye’de bizden başka arabesk rap yapan yok” diyecek kadar da iddialı bir duruş sergilemişler. Bu iddia, “Bizim mahallede bu işi en iyi biz yaparız, gerisi çay demlesin” demenin sanatsal karşılığı olsa gerek.
En büyük “başına gelen” olay ise, şüphesiz ki, rap’in popüler kültürün ana akımına girmesiyle birlikte, o ilk günlerdeki protest ve gerçekçi duruşunu koruma mücadelesi. Ekşi Sözlük’teki bir yazarın dediği gibi, o “herkesin nefret ettiği düzene, kadın tiplerine, popüler kültüre karşı rap yaparak herkesin sevgisini kazanmıştı”. Bu duruşu korumak, popülerliğin getirdiği cilalı dünyaya karşı verilen en büyük savaştır.
Eşi ve Çocuğu
Yener Çevik, sadece sahne hayatında değil, özel hayatında da tam bir takım oyuncusu. Eşi Safir Çevik ile hem hayatı hem de sahneyi paylaşıyor. Safir Çevik, sadece eşi değil, aynı zamanda “Duvar” gibi şarkılarda ona eşlik eden, güçlü bir ses ve sanatçı. Bu durum, “Evde de mi rap yapıyorsunuz?” sorusunu akıllara getiriyor. Muhtemelen evde çamaşır asarken bile “Bu çamaşırlar neden kurumuyor, hayat bize yine mi oyun oynuyor?” diye serzenişte bulunuyorlardır.
Yener Çevik hem arabesk rap’in babasın hem de gerçekten bir baba. Safir Çevik ile sağlıklı bir çocukları dünyaya geldi. Heybet bebek 2024’ün Şubat ayında dünyaya gelmiştir. Artık Yener Çevik’in şarkı sözlerine “bebek bezi fiyatları” ve “uykusuz geceler” gibi yeni temaların eklenmesi bekleniyor. Belki de yeni albümünün adı “Sokak Dili ve Edebiyatı: Baba Versiyon” olur.
Yener Çevik, arabesk rap’in o ince çizgisinde, ne arabeskin melodramına ne de rap’in aşırı sertliğine kaymadan, kendi özgün dilini yaratmış bir sanatçı. Onu dinlemek, sadece müzik dinlemek değil, aynı zamanda bir mahallede misafir olmak, bir abiyle dertleşmek gibidir. Ayrıca diğer sanatçılarla yaptığı bütün şarkılar da efsane oluyor. İşiniz yoksa youtube’a Yener Çevik yazın diğer sanatçılarla olan düetleri izleyini dinleyin.
Liseli genç parçası ile bilirim Yener’i 🙂 çok uzun zaman geçmiş. Hatta hâlen aklımdadır sözleri “aklını başına topla genç, liseli genç liseli genç” vay bee.
A.p.o ile evden sesler diye bir parçası var, onu çok beğenirim. A.p.o’yu ise lise zamanlarımda dinlerdim 20 yılı geçmiştir sanırım. Bir de bu gruba Ekincan Arslan’ı da dahil etmek gerek. Onu da çok severim, benim için rapçi olarak yeri ayrıdır.