Alooo sayın okur yaşlanıyorum! Du samting lan

Ziyadesiyle yorulduk ve hırpalandık sayın okur. Sen ne durumdasın?...

depresan
depresan tarafından
29 Kasım 2025 yayınlandı / 29 Kasım 2025 01:38 güncellendi
2 dk 30 sn 2 dk 30 sn okuma süresi
Alooo sayın okur yaşlanıyorum! Du samting lan
0 Yorum

Sayılı ay sonra 41 olacağım. Evet, yaşlanıyorum, dizlerim her adımda bana “kanka, yavaş ol” diyor, belim ise ara sıra öyle bir ağrı yapıyor ki yataktan kalkarken kendimi Orta Çağ’da işkence gören bir şövalye gibi hissediyorum. Çorap giymek mi? ASDJSKLDJKF! artık o da ayrı bir spor dalı benim için. Lan bir ağrı yapıyor var ya sanki belimi hiltiyle deliyorlar. Kitlerip kalıyor. Bunlar hep sporsuzluktan mı bilemeyeceğim sayın okur. Belki fıtık vardır (?)

Saçlarıma gelince… Beyazlar binlerce olmuş, sayarken yoruldum, şaka tabi saymadım. Eskiden bir at yelesi gibi saçlarım varken şimdiki hali ciğer acısı. Gözlerim de zaten bozuk. Gözlük taksam kalın bir cam verirdi doktor. Kalbim üç sene öncesine göre biraz tembelleşmiş, bazen hızlı atıyor, bazen de sanki “ben de seninle birlikte yaşlanıyorum” der gibi ağrıyor. Spor desen yok. Bir dönem vardı, şimdi hepsi yalan oldu. Aslında 2025 yılım çok depresif geçti. Herşeyden, herkesten vazgeçmemin sebebi bu ruh halim olabilir. Sigara var, alkol var ama çok az.  Beslenme zaten aşırı dengesiz. Mesela az önce kebap yedim. Şimdi kola içiyorum. Netflix açıp uyumaya çalışırken de Gong Pops yiyeceğim. Gördüğünüz üzere mükemmel bir deney tahtasına çevirdim bünyemi. Enerji mi? Yorgunluktan gölge gibi dolaşıyorum. Gölgeler arasından çıkmak için neredeyse hergün Monster Mango Loco içiyorum. Benim alternatif sonum kalp krizi.

Ama yok, ben hala keyfimden ödün vermiyorum. Kimseyi umursamıyorum, kimse bana “kanka şunu yap, bunu yap” demesin. Ben müziğimi dinleyip, şehirde gezinip, kafamı boşaltıp kendi dünyamda takılıyorum. Arada bir hayatın bana fırça attığını hissediyorum ama olsundu.

Bazen düşünüyorum da, “yaşlanmak kötü mü?” diye. Hayır, belki kötü değil, ama dizler, bel ve saçlar biraz yavaşlamayı hatırlatıyor. Yani hayatın bana söylediği şey şu: “Kanka, artık yavaşla ama yine de keyfini çıkar.” İşte ben de öyle yapıyorum. Şehirde yürürken, kafamda müzik, elimde kahve, kimseye aldırmadan. Ve evet, bazen oturup kendi halime gülüyorum: “Bir zamanlar spor yapardın, şimdi çorap giymek maraton gibi geliyor” diye.

Sonuç? 41 olmak kötü değil. Ağrılar, beyazlar ve yorgunluk da cabası. Ama ben hala vücudumu dinlemiyorum. Resmen bar bar bağırıyor.

Diyorum bazen bir psikoloğa gidip ruhumu oto fırçasıyla foşur foşur yıkatsam. Sonra aşırı dengeli beslenip tekrar MacFit’e yazılsam ve diyetisyenle çalışıp yemem gereken şeylere odaklansam. Tahlil yaptırıp yağıma tuzuma falan baktırsam. Diyorum ama sayın okur bunlara artık çok uzaklaştığımı farkediyorum. Ufak bir motivasyonla bub yazdıklarıma galip gelebilirim. Bekliyorum bakalım akış bana neler getirecek.

Bu yazıya tepkin ne?

depresan
depresan

Merhaba sayın okur! Ben, izlediği diziyi yarıda bırakıp başka diziye geçen, kitap alıp aylar sonra okuyan, bir oyuna başlayıp yarısında bırakan standart bir kişiyim. Bu blogda; izlediklerimi, okuduklarımı, dinlediklerimi, oynadıklarımı ve zaman zaman saçma sapan konularda yazarım. Kahve severim ama çayı kıramam, sabahları zor uyanırım ama gece yazı yazmak için yaratıldığımı düşünürüm. Arada sırada teknolojiye, çoğu zaman saçma düşüncelere dalarım. Kendime not alanım gibi burası. Ama belki sana da dokunur diye paylaştığım şeylerle buradayım. Okuyorsan, muhtemelen aynı frekanstayız. Yazıları beğendiysen yorumlarda buluşup sohbet edelim.

Yorum Ekle

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Bloglamayınca öldü sandınız dimi?
17 Ağustos 2025

Bloglamayınca öldü sandınız dimi?

Alooo sayın okur yaşlanıyorum! Du samting lan

Bu Yazıyı Paylaş

Hosting faturamı ödemek isterseniz iletişime geçelim mi? İletişim